Araç Modifiye Etmede Sınırlarınız Neler?  

Araç Modifiye Etmede Sınırlarınız Neler ?

Latince mod kökünden gelen ve anlamı değişiklik olan modifiye kelimesi, genellikle otomobil dünyasından aşina olduğumuz bir kelime. Peki, insanların araçlarıyla duygusal bir bağ kurmasını sağlayan modifiye işleminden tam olarak ne anlamalıyız?

Modifiye temel olarak ikiye ayrılıyor: Birincisi otomobilin gücünü arttırmaya yönelik değişimleri kapsıyor ama bu yöntemler ülkemizde çok fazla kullanılmıyor. İkincisi ise aracın tarzı ve imajını farklılaştırmaya yönelik değişiklikleri ifade ediyor. Ülkemizde parçaların satışı yasal olmasına rağmen mevcut Trafik Kanunu nedeniyle neredeyse yapacağınız tüm değişiklikler yüzünden cezai müeyyideyle karşılaşılıyorsunuz. Şimdi bu ansiklopedik girişten sonra pratikte yapabileceğiniz ancak yasal olmayan tüm değişiklerden bahsederek konuya açıklık getirelim.

Ülkemizde modifiye ya da modifikasyon olarak adlandırılan otomobil üzerindeki değişiklikler oldukça yaygın. Tofaş’ın efsanevi otomobil modelleri Şahin ve Kartal ile ilgili “Şahin Modifiye” ve “Kartal Modifiye” gibi oyunlar dahi bulunuyor. Başta İstanbul, Ankara ve Antalya olmak üzere birçok şehirde modifiye festivalleri dahi düzenleniyor. Türkiye’de en çok yapılan araç modifiyeleri ve cezaları ise şöyle:

Cam Filmleri
“Oto cam filmi” yazılı kocaman neon ve plastik kaplı tabelalar, sanayi sitelerinin olmazsa olmazıdır. Bu nedenle modifiyenin ABC’sini yazarken ilk sırayı camlara yerleştirilen filmlere veriyoruz. Otomobil camlarına film uygulaması genellikle aracın içerisinin görünmesini engellemek ve şık bir görünüm elde edebilmek için kullanılıyor. Geçmişte aracın herhangi bir camına film uygulaması yapılması yasaktı ancak 26 Nisan 2017 günü yürürlüğe giren yönetmelik ile serbest hale geldi. Ancak bazı kısıtlamalar hala mevcut. Örneğin; Avrupa Birliği onaylı olmayan, güneş ışınlarının zararlı etkilerini engellemeyen ya da %30’dan daha fazla ışık geçişini engelleyen filmlerin kullanımı hala yasak kapsamında bulunuyor. Ayrıca sürüş eğitmenlerinin ve otomobil üreticilerinin önermediği ön camlara uygulanan filmler konusunda da yasaklar mevcut. Cam filmleri ile ilgili yasaklara uymazsanız 189 TL para cezası ile karşılaşma ihtimaliniz var. TÜVTÜRK ise cam filmiyle periyodik muayenelerden “hafif kusurlu” olarak geçilebileceğini belirtiliyor.

Abarth Egzoz

Halk arasında “abartı egzoz” olarak da adlandırılıyor, ancak adını FIAT’ın modifikasyon firması olan Abarth’tan alan ve yüksek ses çıkaran egzozlara “Abarth egzoz” deniliyor. Modifiye edilen egzozlar insanları rahatsız edebilecek düzeylerde ses çıkarıyor. Bazı kullanıcılar polis kontrollerini atlatabilmek için uzaktan kumandalı modifiye egzoz kullanıyorlar. Polisler, egzozları modifiye edilmiş araçları seyir halindeyken de çevirebiliyor. Egzozlardan çıkacak ses ile ilgili düzenlemeye göre 74 dbA seviyesini geçmemesi gerekiyor. Egzoz sisteminde değişiklik yaparak yasal sınırın üzerinde gürültü ya da duman çıkmasını sağlayanlara 206 TL para cezası veriliyor. Ceza ile beraber araç uyarı almış oluyor ve düzeltilene kadar trafikten men edilebiliyor.

XENON Far ve LED Far
Araba modifiye edenler tarafından ilk değiştirilen parçaların başında farlar geliyor. Son yıllarda saçtıkları yüksek ışık nedeniyle XENON ve LED farlar çokça tercih ediliyor. Kolaylıkla elde edilebilen XENON farlar uzun ve kısa far olarak tercih ediliyorken; LED farlar genellikle gündüz farı olarak kullanılıyor. Geçtiğimiz yıllarda hafif kusurlu sayılan XENON farlı araçlar artık TÜVTÜRK tarafından ağır kusurlu sayılıyor ve muayeneden geçemiyor. XENON farlar özellikle yaydıkları yoğun ışık sebebiyle diğer sürücülerin hayatlarını tehdit edebiliyor. Çok sık olmasa bile XENON farlı araçlara polisler tarafından 95 lira ceza kesiliyor ve düzeltilene kadar trafikten men ediliyor. Ancak aracınızda XENON farlar için gerekli olan elektrikli motor ile çalışan perdelerden bulunuyorsa herhangi bir ceza ya da muayene sorunu ile karşılaşmıyorsunuz.

Ekstra Ses Sistemleri
Araçların bagajlarına büyük baslar, her köşesine devasa hoparlörler yerleştirmek oldukça yaygın. Ses sistemleri elektrik ihtiyacını arttırdığı için aküler normalden daha hızlı bitebiliyor. Araçların özellikle bagajlarına yerleştirilen ses sistemleri muayene açısından bir sorun yaratmıyor. Ancak polis çevirmelerinde bagaj içerisindeki ses sistemi için 95 TL, aracın kabini içerisindeki sistemler için ise 206 TL ceza kesiliyor. Ayrıca ses sistemi sökülüyor.

Çıkartmalar, Semboller ve Neonlar
Rengarenk neonlar, çıkartmalar ve sembollere trafikte çok sık denk gelebiliyorsunuz. Polisler can güvenliğini tehlikeye atan diğer ekipmanlarla daha çok uğraştığı için ceza kesmeyebiliyorlar. Ancak bazı genel çevirmelerde aracın fabrika çıkışında bulunmayan parçalar için 95 TL para cezası kesiliyor.

Chip Tuning
Avrupa Birliği’nin iklim değişikliğini önlemek için düzenlediği euro normları çeşitli emisyon değerleri ile araçların emisyon değerlerinin düşürülmesini hedefliyor. Markalar buna uygun motorlar üretmek için çeşitli yazılımlarla araçların güçlerini Avrupa için düşürüyor. Örneğin; Alman üreticilerin araçlarının önemlice bir kısmının ibrelerinde saatte 260 kilometre ibaresi olsa dahi saatte 250 kilometre hızı geçemiyor. Euro normlarına uymayan pazarlar içinde araç üretildiği için motor blokları değiştirilmiyor ancak yağ hazneleri gibi diğer parçalara değişiklik uygulanıyor.

Modern otomobiller çip ile çalışıyor. Çipler belirli kodlar ile çalışıyor ancak chip tuning uygulaması ile kodlar değiştirilip güç artışı sağlanıyor. Motorunuz daha fazla güç ürettiği başka bir deyişle daha fazla ısındığı için motor ömrünüz kısalıyor ve dışarıdan müdahalede bulunduğunuz için garanti kapsamı dışına çıkıyorsunuz. Ayrıca emisyon değerleriniz yükseldiği için chip tuning uygulaması ile TÜV-TÜRK muayenesinden geçmeniz pek mümkün değil. Chip tuning uygulamasını polis ekipleri şu an için belirleyemiyor, ancak emisyon değerleriniz yüksek olduğu halde yakalanırsanız 700 TL para cezası uygulanıyor.

 

Sürücüsüz Otomobile Bir Adım Kala: Park Pilotu Nedir?
Google ve Apple gibi bilişim şirketleri sürücüsüz otomobiller üzerine çalışmalar yürütmeye devam ederken ilk sürücüsüz otomobiller, Kuzey Amerika yollarını geçtiğimiz günlerde arşınlamaya başladı bile. Aracınıza binip ellerinizi başınızın arkasına yaslayıp ilerlemek oldukça ilginç geliyor olabilir. Ancak bunun için bir miktar daha beklemeniz gerekecek. Sürücüsüz otomobillerin ilk nüveleri kendini park pilotlarıyla gösteriyor. Her marka farklı prensiplerle çalışan park yardımcılarıyla çalışsa bile hepsinin ortaklaştığı nokta insan hatasının ortadan kalkması. En yeni park pilotları ve tüm özelliklerini beraber inceleyelim.

Park Pilotu Nedir?

1990’lı yıllarda engel sensörleri ya da park sensörleri karşımıza çıktı. Park sensörlerinde vericiler; araçların önüne, arkasına ve yanlarına yerleştiriliyor, engellerin mesafesine göre sürücüleri sesle uyarıyor. Artık park sensörlerinin yetmediği durumlar için ek olarak araçların arkasına kameralar yerleştiriliyor. Öyle ki artık araçlar etraflarındaki engelleri algılıyor ve multimedia ekranına üç boyutlu yol bilgisi yansıtıyor. Park pilotu ise tüm bu entegre sistemleri kullanarak aracın otomatik park edilmesine deniyor. Her marka farklı prensiplerle çalışan park pilotlarına başvuruyor ancak ortak noktaları aracın insan müdahalesini kısıtlıyor olması.

Park Pilotu Nasıl Çalışır?

Geçmiş yıllarda üretilen arabalarda park pilotunun çalışabilmesi için navigasyon, park sensörleri ve elektronik direksiyon bulunması gerekiyordu. Ancak son yıllarda çıkan bazı modellerde navigasyon sistemi olmadan da araç kendini park edebiliyor. Park pilotu seçildikten sonra aracınızın boyuna uygun bir park noktası buluyorsunuz. Genellikle park pilotunu seçtiğinizde hızınızın saatte 20 kilometreyi geçmemesi gerekiyor. Park edilecek nokta bulunduktan sonra ise aracınızı; geriye gidecekse geri vitese almanız, ileriye doğru gidecekse de ileri vitese geçirmeniz gerekiyor. Direksiyona gerekli müdahaleleri araç kendi kendine yapıyor ve park işleminiz gerçekleşiyor. Park pilotları insan müdahalesini en aza indirdiği için hata yapma olasılığını da düşürüyor. Bu özelliğin araçlara genellikle sonradan eklenmesi mümkün olsa da çok yüksek ücretler ödenmesi gerekiyor. Astarı yüzünü geçtiği için genellikle donanım paketleriyle satın alınıyor. En hızlı ve düzgün çalışan park pilotları ise şöyle:

– Akıllı Park Sistemi (SPA)

İlk defa “Behzat Ç.: Bir Ankara Polisiyesi” adlı ünlü dizide karşılaştığımız KIA’nın park pilotudur. Araç güvenli park noktasını 10 park sensörüyle fark ediyor. Direksiyon otomatik olarak park alanına yerleşiyor. SPA’de çıkış modu da bulunuyor, bu mod daha çok sıkışık alanlarda risk almamak için kullanılıyor.

– Intelligent Parking Assist (IPA)

Japon otomobil devi Toyota, park pilotunu kullanıcılarına park destek asistanları (IPA) olarak sunuyor. IPA sistemi; geri viteste IPA düğmesini seçildikten sonra çalışmaya başlıyor. Dikiz aynasından park etmek istediğiniz noktayı seçiyorsunuz ve sistem araç park noktasına girene kadar size yardım ediyor. Toyota, sistemin paralel ya da garaj içerisinde kullanılmasının uygun olacağını not düşüyor.

– BMW Parking Assistant

BMW’nin E segmenti aracı 5 serisiyle adını duyuran Parking Assistant, aslında en çok heyecan uyandıran park pilotu olmayı başarıyor. IPA ve SPA ile benzer çalışma prensibine sahip olan park pilotunu, aracınızdan çıkarak da kullanabiliyorsunuz. Aracınızı park ettikten sonra BMW’nin akıllı kumanda sistemiyle çalıştırabiliyor ve park alanından çıkarabiliyorsunuz.

– Mercedes Parking Pilot

Mercedes geleceğe en çok yaklaşan markalardan bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. Park pilotunu akıllı telefonunuzla kullanabiliyor, aracınızı bu şekilde park edebiliyorsunuz. Park yerini diğer sistemlerde olduğu gibi aracınızın içerisindeyken seçiyorsunuz. Ancak aracınızdan inip telefonunuzla belirlediğiniz yere park etmeniz de mümkün.

– Audi Remote Park Pilot

Alman teknolojisiyle üretilen en yeni park pilotudur. “Teknolojisiyle bir adım önde” sloganını kullanan Audi’nin hayata geçirdiği RPP sistemiyle aracınızdan inip telefonunuzdaki uygulamayla aracınızı otomatik olarak park edebiliyorsunuz. İşiniz bittikten sonra yine uygulamayla arabayı bineceğiniz yere çağırabiliyorsunuz.
Önümüzdeki 30 yıl içerisinde yaygınlaşacağı düşünülen sürücüsüz ya da otonom otomobillerin ilk belirtileri olarak görülen park pilotu donanımları, yakın gelecekte tüm otomobillerde standart olacağa benziyor. Türkiye’de; KIA, Toyota, Mercedes, BMW ve Audi park pilotu sistemlerini kullanıcılara sunuyor.

kaynak

TOP